Aşk nedir? Gerçeklik var mı? Sahiciliğinden kuşku duymadığımız olgularla algıladığımız yaşam birbiriyle örtüşmediğinde var olma gücümüz azalıyor mu?
Muammer Kırdök, bu sorular çevresinde dönen olayların izinde, okuru gizemli bir yolculuğa çıkarıyor, imgelerle örülmüş mistik bir dünyanın sınırlarına getiriyor. Bulanıklığın arttığı, anımsamanın ve anımsanmanın değerini yitirdiği belirsiz bir zaman diliminde sevdiğini arayan çaresiz bir adam, şaşırtıcı serüvenini anlatıyor.
Ölümsüz Olduğum Zamanlar sonuna dek merakla okunan bir roman, edebiyatımızda yeni ve güçlü bir çıkış.
Notos Kitap Yayınevi’nin yeni yazarı Muammer Kırdök’ün alışılmışın dışında bir yaşam öyküsü var:
Yıllar önce yurtdışına çıkarak Viyana’da işletme okumuş, antikacılığa başlayıp Özbekistan, Endonezya, Zaire Tekstil sanatları, Anadolu kilimleri konusunda uzmanlaşarak dünyadaki çeşitli müzelere ve koleksiyonlara önemli parçalar satmış, kitaplar yayımlamış. Bu işleri bıraktıktan sonra hem Avrupa’da, hem de Uzakdoğu’da yeni firmalar kurarak iş yaşamının içine iyice gömülmüş. Ama edebiyata olan bağlılığını ve sıcaklığını hiç yitirmemiş, devamlı okuyarak defterler dolusu notlar tutmuş, öyküler yazmış, roman taslakları hazırlamış.